26 Kasım 2008 Çarşamba

Arap Emirlikleri'nde Hamile Olmak

Dün beni bloğumdan tanıyıp, tanışmak isteyen birisiyle birlikteydim. Tesadüf odur ki, O'da benden iki hafta önce hamile kalmış. Yani aramızdaki hafta farkı iki! Gerçekten herşeyin taze taze yaşandığı bu cici insanla bir sürü ortak konuyu ve yaşanmışlığı paylaşmak bana çok ama çok iyi geldi, ne diyeyim?! Vakit gerçekten hızlı geçti. Bir de beni duygulandıran bir şekilde N.'dan bebeğe ait ilk hediye olan body takımları geldi :) Bir de aşure...

Buraya geleli bizim oralardan yapılan bir lezzetin elime hazır gelmesine yabancılaşmıştım işin doğrusu. Öyle kendi kendime aş erip, gece rüyalarıma giren, buharı tüten İstanbul simidiyle falan avunuyordum. İnsan kendini paspas gibi hissederken canı etli yaprak dolması çekiyor mesela ya da ne bileyim lahmacun, İskender kebap...Daha bir sürü buralarda ha desen bulamayacağın, kendin yapmak için de özel çaba sarfedeceğin yemekler. Ne yalan söyleyeyim, N. çantanın içinde aşure getirdiğini söyleyince kedi gibi mırıldanıp, bir kolun altına girmek geldi içimden. Kendimi ilk defa beni hiç tanımayan biri tarafından gerçek anlamda şımartılmış ve özel hissettim.

Buraya geldiğimden beridir aralı sıralı arkadaşlarla gidip kahvaltı ettiğimiz bir yere gidecektik ki oranın kapandığını uzun süren araştırmalardan ve hamileliğin verdiği beyin büzüşmesine serzenişlerden sonra anladım. Kızcağız da bilmiyor, soralım diyor da ad san yok, hani o şu kadar dirheme sınırsız çay kahve ve bir güzel kahvaltı menüsü olan yer???? Benim klasik huyum bin kere girdiğim bir dükkanın ya da mekanın adına bakmamak...Al sana böyle olur işte!

16. hafta bittiğinden beridir yani topu topu üç gündür iyileşme var. Kesinlikle! Dişlerimi fırçalarken öğürme gelmiyor, kokular midemi bulandırmıyor, kirlere baktıkça kusasım gelmiyor, yalnız hala bir mukus burnumun arkasında beklemekte...Nedir o anlamadım gitti. Hayatımda başıma böyle bir şey gelmemişti. Bir de yorgunluk olursa ya da stres mide o zaman tepki veriyor. Aç kalmak kesinlikle yaramıyor falan filan...Yemek yediğimde terleme, eskiden terleme ve mide bulantısıydı, bir de fenalık hissi. Onlardan geriye terleme kaldı. Eh, bu da bir şeydir!

Şu internet ne acayip bir teknoloji ki birbirlerini asla tanıyamayacak insanları biraraya getirebiliyor böyle.

Ayın dördünde yine doktor ziyareti... Üçlü test hakkında çok araştırdım, burada bayağı geç yaşta anne olanlar var, 45 üstü bile olanı gördüm. Amniyosenteze girip %95 herşeyin sağlıklı olduğunu öğreniyorlar. N.'ın dediği ilk kan testinde ki 11. haftaya denk geldiğini hatırlıyorum, ikili testi yapıyorlar, ona göre üçlüye gerek olup olmadığına bakıyorlarmış. Mantıklı...Benim doktorum gerekli görmedi, yaptırmayacağım. Türkiye'den arkadaşımla da konuştuk, bu sene doğum yapan taze anne olan hani,"Ben üç boyutlu ultrasona bile girdim ama Türkiye'de sigorta karşıladığı için bokunu çıkarıyorlar Evin Kedisi" dedi, katılıyorum. E nasıl yolunacak insanlar?! Amerika'da topu topu üç kere ultrasona giriliyor, normal doğum yapılmadı, o sigorta tarafından karşılanmadı mı içine dışına araştırılıyor ama maşallah bazı memleketlerde alan razı satan razı, arada hasta zavallı. Deney maymunu, üzerinden milyon dolarlar kazanılacak ( yolunacak ) tavuk!

Neyse, onun dışında burada görüştüğüm insanlar hem kendileri çok sakin bir şekilde hamile kalıyorlar, hem durumlarından mutlular, hem de hamile kalana çok özel ilgi gösteriyorlar. Bütün bayanlar gördüklerinde durumu soruyorlar, göbeğime dokunuyorlar falan :) Sağlıkla ilgili olan problemler bittikçe işin keyfine varmak sanırım daha kolaylaşıyor. Çünkü muhtaçlık duygusu ters orantılı olarak azalıyor.

9 yorum:

elektra dedi ki...

evet evet, bu yazıdan ben bile daha iyiye gittiğini anladım.:) aman aman, tahtalara vurdum korkma. simit yollayayım kedicim ben sana ya. deme öyle:(

balanne melike dedi ki...

Evinkedisi pek sevindim yalnız olmadığına artık empai yapar durursunuz:)) Her iki gebeliğimde de bana psikolojik, gastronomik yönden dstek olanlara denk geldim bilirim ne kadar kıymetli olduğunu yani o aşurenin..Laf olsun diye demiyorum yakınında olsam elimin yakıştığınca sana yardımcı olmak isterdim...N...ye slm..

Evin Kedisi dedi ki...

Ahhhh Ah! Bir gece yemin ediyorum yatmışım, dumanı tüten simidin arasına bizim o beyaz peynirden koyuyorum, gerisi yok :))) Canım Elektra sağol varol, keşke yollanabilecek mesafede olsa. Neyse iyileşiyorum ya belki bir enerji ile evde denemeye kalkarım, sanmıyorum ya...

Melike'cim;

Gerçekten çok iyi oldu. Aşure de lüp lüp gitti, kilolar yerine ikame :( Sana da çoook teşekkür ederim, eminim yaparsın. Yazmanız bile yetiyor :)

small button nose dedi ki...

ne guzel boyle bi insanla ihtiyac duydugun bi anda karsilasmis olman.iyi olmana cok sevindim. hersey daha da iyi olur her gecen gun. sevgiler

Evin Kedisi dedi ki...

Small Button Nose'cum;

İnşallah herşey daha iyi olur tabi :)) İnan ben de bunu tüm kalbimle kendi iyiliğim için istemekteyim ama herhalde çok ağırlaşınca da mırmırıklıklar farklı yönden olacak. Olsun, yolu yarıladık sayılır!!!

miso dedi ki...

Ah canım benim, çok sevindim her şeyin düzeldiğine. Tamam evinkedisi, yırttın abicim, şimdi yumul mamalara :)

marruu

Basak dedi ki...

deney maymunları V. yolunacak tavuk... Oyumu 2.sinden yana kullanıyorum, TC'de vatandaş her daim 2. kategoride dir:)

Calanon dedi ki...

Daha iyi hissetmene cok sevindim. Uzaklarda hamile kalmak nasil bir sey iyi bilirim, konusabilecegin birini bulmak iyi bir sey olsa gerek.
Daha iyi gunler ve daha eglenceli bir hamilelik dilerim.

Ah ah simit benim de (hamile ve ya degil) cok ozledigim bir sey. Istanbul simidi gibisi yok.

Evin Kedisi dedi ki...

Miso'm;

Aslında bununla ilgili de bir yazı yazmak lazım hani sağlıklı hamilelik, kilo almama falan...Ulan herşey ütopik yahu! İnsanın canı şöyle bir elma mı çeker yoksa tereyağlı iskender kebap mı hamilelikte? Evet, artık daha mide bulantısız yemek yeme durumları olsa da yerine yağ kitleleri ve şişiklik geliyor :(

Sevgili Başak;

Vatandaşın yolunacak tavukluktan terfi etmesi için sosyal devletin çok güçlü olması lazım. Türkiye gibi devletin vatandaşını nasıl yolarım mantığı ile hareket eden, devletin malı deniz yemeyen domuz gibi bir sözün yasratıldığı yerlerde imkansız!

Calanon'cum;

Evet ya! Bazı şeyler bırak ülke dışına çıkmayı şehir değiştirince bile bulunmaz. İstanbul simidi bunlara bir örnektir, hatta Karaköy'e vapur yanaştığında sokaktaki cam bölmesinde simit satanın simidi ile yarışacak bir şey düşünemiyorum. O yüzden bazı yerelliklere aşermek hele de başka ülkede çook normal :(( Haklısın ve öptüm :)