25 Haziran 2011 Cumartesi

IPad? Android? Lap Top?


Beni artık anlamışsınızdır, teknolojiyi çok seven bir yapım var.

İnternet hayatımı ele geçirmiş falan değil (geçirse de kime ne?!) ama girip de tek kuruş ödemeden okuyabildiğim, normal şartlar altında ulaşamayacağım gazeteyi, paylaşım siteleri vasıtasıyla dünyayı takip etmeyi, ta ilkokul arkadaşımla bile görüşebilmeyi ve çocuklarını görmeyi, görüntülü görüşme yaparak ailemle özlem gidermeyi neden reddedeyim ki?

Üstelik, teknoloji korkusu bir yerde o işi kotaramadığını düşünmekten öte değil, kurcaladıkça yapılabilenler inanılmaz, bir yirmi yıl önce hayali bile edilemez boyutta.

A4 büyüklüğüne yakın bir tablet bilgisayarla ekrana dokunarak interaktif bir dünyaya adım atmayı, aynı sayfada gazete, kitap okumayı, yine aynı ekranı kullanarak film seyretmeyi, oyun oynamayı, yazı yazmayı, not alma ve görüşme yapabilmeyi  kim istemez?. Sizce de inanılmaz, değil mi?

Bana gelince...Genelde yeni çıkan şeyleri, eğer ihtiyacımız olduğunu da düşünürsem (mazeret), tam bir gözetleme moduna giriyorum ve bu durum bir süre böyle devam ediyor. Sonrasında kullananların bakış açılarını, ürünün fiyatının normal seviyeye düşmesini, artı ve eksilerini gözden geçirip eğer aklımda yer ettiyse, harekete geçiyorum.

O an çıkan hiçbir teknolojiye atlamamaya ve gözetlemeye özellikle dikkat ediyorum, eğer bir ürün aklımda yer ettiyse, dönüp dönüp ona takıldıysam alıyorum.

Ipad ilk piyasaya çıktığında örneğin, oluşturduğu etki akıl almaz boyuttaydı, kendince çok kısa bir süre içinde alet gerek şekil gerek fonksiyon anlamında büyük bir atak yaptı, şimdi Ipad 1’in suratına kimse bakmaz oldu. Yani teknolojide biraz bekle ve gör mantığına bağlılığım baki.

Ancak, bu kadar dikkate karşın yine de görüyorum ki bir aleti elime alıp bir süre kullanmadan önce ne kadar incelersem inceleyeyim yine bir sürü boşluk kalmış.
Bu noktada kendimce ekleyeceğim en önemli dipnot bu tip, ürün kullanımı ile ortaya çıkan boşlukların aslında o malın pazarlama hatası olarak algılanması gerekliliği.

Bana göre çözüm, bölgelere bağlı olarak o ürünle beraber neye ulaşılıp neye ulaşılmadığı ile ilgili uyarı listelerinin yapılmasında. Müşteriye malı satarken de bu listelerin alım öncesi verilmesinde ya da çok ciddi bir şirket içi eğitim, personelin bu konuda uyarılması, detayların artı ve eksi yönlerin anlatılmasında...

Çünkü bir şekilde bu tip aletlerde karşımıza iki büyük sorun çıkıyor, birincisi BÖLGE (REGION) farklılıkları ve bu bölgelere bir şekilde, sebebini tam anlayamadığım hizmet farklılıkları, ikincisi her ürünün KENDİNE AİT SATIŞ YAPTIĞI BİR ORTAM belirleyip müşterisini o ortama hapsetme çalışmaları...

REGION’ a örnek mi istediniz? Atıyorum, Arap Emirlikleri’nde yaşıyorsunuz ya da turist olarak geldiniz de aklınıza bir şekilde yer etmiş olan ve “Burada elektronik sudan ucuz” safsatası var.

Tavsiyem, alışveriş yaparken beklentilerinizi dibe çekmeniz. Çünkü bu memlekette ne satış evresi, ne de ürünü değiştirmek dışında, parçası, şusu, busu, satış sonrası hizmette beni büyüleyen hiçbir yer olmadı şimdiye kadar.

Satışı yapan elemanların ürünler hakkında doğru düzgün hiçbir bilgileri olmadığı gibi, yanlış yönlendirme (kendi ülkemde yalancılık diyebileceğim doğrultuda) satış sonrası parça temini konularında büyük bir yetersizlik hakim.

Klasik durum, Arap Emirlikleri’nin herhangibir eyaletinden aldığınız üründe, hemen sigorta kapsamına giriyorsa, değiştirme dışında, yallah Dubai’de hiç bilmediğiniz gitmediğiniz yollara yollanmanız. Bunlar üzerinde durulması gereken konulardan birkaçı.

Şimdi...Günümüzde ihtiyaç farklılığına göre ve yine o alandaki boşluklar fark edilerek sunulmuş ürünler var. Önce bunu kabul etmemiz lazım yani Android tablet ya da telefon, Ipad ya da PC aldığınızda tamamıyla farklı hizmetlerin içine giriyorsunuz.

Bu konuda Android internet ortamına Ipad den daha yakın fakat Ipad durumu tamamıyla kendi formatına odaklamış. Bunlara önceden hazırlıklı olmakta çok büyük faydalar var.

Mesela, ben Android Telefon kelimesini ilk defa, dandik eski model Nokia'm ayvayı yiyince ve Samsung'ların akıllı telefonlarından bir tanesinin fiyatı alınabilecek kıvama geldiğinde öğrendim (Samsung Galaxy Mini).

Samsung Galaxy Mini’mle ilk tanışmamız kelalaka başka bir alışveriş sırasında oldu ve hemen yanında duran ve fiyatları 1000 lirayı geride bırakmış Iphone’a göre hem görüntü hem de fiyat olarak çok albenili kalan bir aletti.

Yine şu aralar moda haline gelen dokunmatik ekran, internete girebilme google özelliği, kendine göre Android Market diye adlandırdığı bir ortam (Gidip başlıklarına göre ayrılmış konulardan oyunlar, eğitim, kitap şu bu indirmek mümkün)

Iphone'la Samsung Galaxy Mini'yi karşılaştırdığımda pek tabi ki ekran çözünülürlülüğü, yavaşlık (o da biraz), sensorlerin bir şekilde takılması dışında öyle atla deve bir fark yok gibi. Tam bir teknoloji hastalığınız ya da bağımlılığınız yoksa internet ortamından da yararlanayım telefonum olmuşken diyorsanız bunu yapmak için Galaxy Mini hiç de fena sayılmaz.

UYARI: Galaxy Samsung Mini için pil ömrü oldukça kısa gibi görünüyor. İnternete girilmezse üç gün dayanıyor.

Android, Google'a ait bir isim ve Ipad'in kullandığı ITunes tamamıyla farklı çalışan bir ortam.

Apple kullananlar ITunes'a gidip mevcut programları yüklüyor, Google'ın desteklediği Samsung veya diğer isimlerde ise Android Market'e gidiyorsunuz. (Elbette ki öyle çantanızı takıp sokaklarda aramıyorsunuz, bilgisayarınızla bu sitelere bağlanıp bir nevi sanal alışveriş yapıyorsunuz :P )

Ürünlerden bazıları ki bu Android Market'te daha fazla, bedava. Bu durumda bildiğim kadarı ile kredi kartı ile hesap açma zorunluluğunuz yok ama diğerlerinde var.

Piyasa araştırılacak olursa, diğer her konuda olduğu gibi Apple'a tapınanlar olduğu kadar, karşısında duranlar da mevcut, hatta forumlardaki klasik atışmalardan "Sanki sana Apple bedavadan Ipad verecek, ne bu bu kadar savunma?!" dedirtecek kadar ürünlerin yanlıları mevcut.

Ancak gerek akıllı telefonlar, android tabletler ve benzeri gerekse Ipad gibi ürünler çok yeni teknolojiler olduğu içindir ki her an bir yerlerinden arıza yapmaları mümkün.Üstelik hep söylediğimiz bir gerçeklikle de karşı karşıyayız ve bu da büyükannelerimizden kalma buzdolapları evimizin bir köşesinde tıkır tıkır işlerken yeni aldığımız ultrasonik, neredeyse yemeği kendi pişirecek akıllılıkta olan buzdolabının ömrü beş sene ile sınırlı olması gibi...

Dolayısıyla belki de birbirine bağlı iki sorun, ya teknoloji geliştikçe aletler daha karmaşık ama bir o kadar da bozulmaya elverişli ya da dünya üzerindeki ürün kalitesi ciddi oranda düşmekte.

Telefon ihtiyacımı bu şekilde karşılayıp Android Market, dokunmatik ekran falan nedir öğrendikten sonra aklımı uzun süredir kurcalayan ve yeri yerinden oynatan yazımın başında da bahsettiğim alete geldi sıra... Ipad 2. O da uzunca bir süre gözlem altındaydı git gel bak araştır oku...

Malum, tatile gidilecek, bizim büyük kıza kitap yetişmiyor, öyle her kitabı da okumuyor, kendisi seçecek ve her an her isteneni bulmak imkanlı değil. (Yine de Türkiye'ye beş basar buradaki İngilizce kitapçıların sayısı ve büyüklükleri o ayrı mesele.)

Kindle'ı düşündük, tamam e-ink denilen gözü yormayan elektronik kitap. Harika bir sistem fakat buraya göndermiyorlar, İngiltere'ye gidecek, insanlara ekstra iş. Ipad'de hem eğitici oyunlar hem de en önemlisi kitap okuma, taşınma kolaylığı falan diyince en uygun fiyatlı olanını aldık ve eve geldik. (16 GB / Wi-Fi)

Ipad 2, sade bir kutuda geliyor, ekstralar için yine dükkanlardaki fiyat ve ürün alternatifine bakmak gerekiyor.

Alet zaten incecik ve yaklaşık 600 gr civarında. Bir çalışma defteri gibi. Ben, interaktif kitap ya da defter deyimini çok daha yerinde buluyorum.

Kutunun içinde yalnızca mevcut bilgisayarınızla bağlantı kuracağınız kablo ve şarj aleti dışında hiçbir şey yok. Ekstralardan olmazsa olmaz ekran koruyucu (matını tercih edin yansıtma yapmaması açısından) ve ipad'inizi korumak için kılıf...Rengarenk, çok farklı bir sürü alternatif.

Mesela Galaxy Mini için ekran koruyucu bulamadım ve kılıfı Dubai'de ancak, o da ona özel değil fakat Ipad ve tabi ki Apple bu işi tam bir deliliğe dönüştürmüş, dağıtım ağını da ciddi derecede kuvvetli kılmış.Bu yeni oyuncağınıza aksesuar takıntınız var ise ki olmaması çok zor, her girdiğiniz elektronik eşya satan dükkanda yeni ve farklı birşeyler bulmak olası.

Ben kendiminkine yine kendisi gibi beyaz deri bir kılıf aldım, hem arkasını hem de ön tarafını koruyacak şekilde dizayn edilmiş. Çok şık ve gerçekten de kapalı olduğunda hani o işyerlerinden bedava verilen klasörler vardır içinde kalem, hesap makinası ve özel antetli kağıtları vardır, ondan ayırt etmek neredeyse imkansız. O kadar ince ve hafif.
Bu arada, beyaz Ipad diyince arka kısmı zaten griymiş bunu da aldıktan sonra anladım, bahsettiğimiz renk ayırımı yalnızca çerçeve için.

Eve gelince yapılacak ilk iş bilgisayarınızı açıp Itunes'a giderek bir hesap açmak. Orada yeni aletinizi ortama tanıtıyorsunuz. Böylelikle çalınma riskinde de girilen şifreyle Ipadiniz nerede açılmış belli ediyor kendini. (Korkutucu da bir yandan ama olsun)

Sonra şarja takıyorsunuz. Benimki ilk bir temassızlık yaşadı ve yüreğime indirdi fakat sonra o da düzeldi.

Alet kendini şarj ederken pek tabi ki uyku moduna geçiyor, ayrıca aletinizin monitöründeki pil ikonundan (sağ üst köşe) şarj ettiğini, yani yıldırım işaretini görmeniz gerekmekte. Zaten eğer ipadiniz açıkken şarjı azalmaya devam ediyorsa bu pilin dolmadığını gösterir. Aleti bilgisayarınıza bağlayarak şarj ettirmeniz mümkün deniyorsa da benimkinde bu işlem de bir işe yaramadı.

Itunes bilgisayarınızla Ipad'iniz arasında senkronizasyon sağlama işlemi yaptıktan sonra transfer işlemlerini gerçekleştirebiliyorsunuz.

Mesela fotoğraf aktarımı için ben gereksiz şişirme olmasın diye kendi fotoğraf dosyamın içine bir Ipad dosyası açtım ve seçtiğim fotolardan alete aktardım. Saniyeler içinde dosya Ipad ortamına aktarıldı.

Ipad'in kendi programları var ve bunlar Apps (Applications-uygulamalar) olarak geçiyor.
Bu android telefonlar ya da diğer tabletler için de geçerli bir durum.

Gelelim, Ipad i alırken satış elemanlarının söyledikleriyle sizin ürünü alıp evde kurcalamaya başladıktan sonra bazen saç baş yolarak, bazen de yüzünüzde koca bir tebessümle karşıladığınız farklara.

Ipad'inizle Facebook a gidersiniz ama FB daki oyunların müptelası iseniz onları oynayamazsınız. Bunu ancak desk top veya lap top bilgisayarınızla yapabilirsiniz. Fakat atıyorum çocuğunuz için eğitici olan bir dolu oyunu Ipad'den veya Android Market’ten bedavaya indirmeniz mümkündür.

Film seyretme gibi bir saplantınız var ise Ipad'in yine IMovies'e bağımlı kılınmışsınızdır. Ve yine bölgesel sorunlarınız varsa onu da yapamazsınız.

Video seyretmek anlamında You Tube zaten yüklenmiş olarak gelmekte.

Onun dışında Türkiye'den atıyorum bedava film izle'lerden Ipad'inizle yararlanmanız hayal gibi bir şey.

Jail Break gibi uygulamalardan haberim olsa da Apple’ın bir şekilde sağladığı virüs koruma bandının kırılması, ürünün garantiden çıkması gibi riskler yüzünden pek sevimli yaklaşmadığımı belirtmek isterim. Karar kullanıcının tabi ki.

Farklı hizmet sağlayıcıların kendine göre farklı uygulamaları oluyor, mesela Arap Emirlikleri'nde Face to Face uygulaması yasak.

Saç baş yoldurtacak başka bir konu Kindle'ın e kitaplarına bölge sorunu yüzünden erişilemiyor. Kindle efendim Orta Asya Bölgesine bu hizmeti vermiyormuş!!

Ipad 2 ile ilgili antivirüs programına rastlamadım, virüslerin bir şekilde Apple ı etkilemediği, Apple programlarından çok Windows için yazıldıklarını okudum, bu konuda hala çelişkilerim var, tersini bulursam yine burada paylaşırım.

Bu yeni jenerasyon aletlerin hepsinde bir bilgisayar bağlantısı var ve bir şekilde kullanım kılavuzu denilen kağıda basılmış versiyon tarihe karışmış görünmekte.

Baktığım dillerden Türkçe'yi bulmak neredeyse imkansız. Başka yabancı dil bilmeyenin şansı açık olsun demekten öte seçenek kalmıyor gibi.

UYARI: Yurt dışında farklı ülkelerde yaşıyor iseniz elektronik alet alırken birincisi, ürünün uluslararası garanti kapsamına girdiğinden emin olun.

O ürün Türkiye'de satılıyor mu? Satış sonrası hizmetinden hangi kurum sorumlu?
Arap Emirlikleri için Ipad satışında şu an iki tane kanal var. Bir tanesi, satış elemanı İngiltere menşeli dese de değil alınınca anlaşıldı, Arap menşeli (burası için üretilmiş), ikincisi de Amerika.

Amerika'dan gelen ürünler aşağı yukarı 350 YTL daha pahalıya satılıyor, neden sorusuna verilen yanıt normal şartlarda para ödemeniz gereken bir sürü application u biz buradan yükledik oluyor.

Kısa ve öz sayın seyirciler, bunların hepsi uydurma!

ESAS FARK ŞU; Tekrar ediyorum Arap Emirlikleri'ne gelen makinaların Face To Face fonksiyonu kapatılmış durumda, öyle bir Apps bile gözükmüyor, alet normalde You Tube, belli birkaç apps yüklenmiş olarak sunuluyor ama Face to Face yok. (Ipad ve Iphone arası ücretsiz görüntülü görüşme sağlayan program) O da zamanla öğreniyorsunuz ki önemli değil, Yahoo.com ve Google Talk bunu gayet güzel sağlıyor ve hatta diğer taraf PC siz Ipad iken bile!

Ha, demek nedir? Amerikan versiyonunda bu var. Ya da Kindle için konuşuyorum Orta Asya'ya bir şekilde servis vermiyor ama demek ki Amerikan versiyonunda yine bunu yüklemek olası, region sorunu yaşatmıyor. (Bu da gerek Amerika gerekse Avrupa’da eğer hesabınız yoksa imkansız gibi görünüyor, bazı yerlerde yalancı adres alındığını okudum ama onun da bir şekilde anlaşıldığını duydum, karışık...)

Klavye ayarlarına gelince...Türkçe klavye seçildiğinde örneğin S harfine gidip üzerine doğru hemen seçim yapılabiliyor bir sure sonra makina otomatik olarak harfin biraz üzerine çıkınca daha önceden seçilmiş harfi getiriyor.
  
Ipad’deki iyi oyunların genelde başlangıç ve tanıştırma seviyeleri bedava, o oyunlar ya da eğitim programları indirildiğinde tam versiyon için soru geliyor. Demolar zamanı dolduracak denli farklı sayıda ve seçenekte gözüküyor ama eninde sonunda bu ortamlar insanı para harcamaya teşvik ediyor.

Eğer evde birden fazla çocuğunuz varsa, (yine yararlanacak alternatifler 2 yaşından sonsuza kadar gidiyor) birisi eline Ipad aldığı anda paylaşım savaşı da beraberinde başlıyor. Bu konuda bırakın çocukları biz yetişkinlerin verdiği tepki bile aynı çünkü Ipad 2 nin grafik gösterme becerisi öyle noktalara getirilmiş ki sanki uygulamalar ekrandan bir derece öne fırlamış duygusu yaratıyor, dokunmatik ekran son derece iyi yanıt veren boyutta, elinizin altında tüm oyunlar, okunacaklar kayıp akıyor duygusu yaratıyor.

Tüm bu şartların ve yaşanarak sabitlenen tecrübelerin ışığında biz, fani kullanıcıların ümidi bundan sonraki jenerasyon ürünlerinde şu yaşadığımız sıkıntıların tez elden giderilmesinden öte ne olabilir?

Eğer bu masum dileğin kısa zaman diliminde gerçekleşmemesi de mi kesmedi dert etmeyin, yine kolayı var; Apple’a; “Ipad denilen bu aleti neden bu kadar iyi görünümlü, keyifli ve eğlendirici kıldınız?!!! Evde paylaşacağım diye kavga gürültü bitmiyor, aile hayatımızı zindana çevirdiniz!” babında bir dava açılabilirsiniz :P

7 yorum:

Bahar dedi ki...

Ben çok uzağım teknolojiye. Hani anneanneler, babaanneler cep telefonu kullanırken kasılırlar ya, ben de öyle olacağım galiba. Blogun çok güzel ama yazılarını okurken yazı karakterinden çok zorlanıyorum. Bir düzenleme yapabilir misin?

Evin Kedisi dedi ki...

Sevgili Bahar;

Öncelikle bloğum için yazdığın yoruma teşekkürler. Yazı karakterinde nasıl bir zorluk yaşıyorsun? Bir de acaba başkalarıda var mı bu sorunu yaşayan? Merak ettim şimdi, hiç mi okunmuyor ya da nasıl görünüyor çünkü ben buradan gayet iyi görüyorum. Bilgi verirsen sevinirim. Sevgiler...

Evin Kedisi dedi ki...

Melike'cim;

İlk önce Ipad ve Iphona hakkında yazdığın için yorumunu küt diye koydum sonra baktım bana özelden de yazmışsın aynı yorumda gibi geldi ve kaldırdım. Olur mu haberin ola diye yazayım dedim. Teşekkürler tekrar yorum için.

Evin Kedisi dedi ki...

Ipad 2 de keşfettiğim iki şeyi eklemek istedim. Kitaplar genelde PDF formatında ve bu formatı Ipad 2 destekliyor, bedava kitap indirilen siteleri araştırıp önce kendi bilgisayarınıza indiriyorsunuz. Ardından bilgisayarı Ipad e ara kablo (UPS) ile bağlayıp senkronizasyonunu yapıyorsunuz ve yukardaki seçeneklerden dosya yüklemeye basıp hedeflediğiniz kitabı seçiyorsunuz. Sol tarafta Ipadinizin ikonunu tıklayıp yukardaki kitaplar a gelerek seçtiğiniz kitabı Ipadinize ekliyorsunuz. Ibooks da kitap yerini alıyor. Hayırlı okumalar :)

Evin Kedisi dedi ki...

Filmleri de flash da dahil olmak üzere önce bs ınıza indirmeniz gerekmekte. Ipad'in uygulamalarından Oplayer ve Avplayer Hd Ipad için uygun. Bu iki oynatıcı programının özelliği filmleri Ipad in tanıdığı formata saatlerce çevirmeden hemen programların içine atıp seyredebilme artısı. Bunu yapmak o kadar da kolay olmadı benim için, anlayana kadar kısaca yazmışlar filmi tut çek hemen gelsin falan, öyle değil. Uygulamaların altında File Download bölümünde açılan programlar göreceksiniz. Oraya ekleme (Add) veya kayıt (Save) seçeneği ile ekleme işlemi yapılabiliyor. Çok çok az bir bekleme ile film hemen programın sayfasında görülüyor ve açılıp seyredebilme imkanı oluyor. Kolay gelsin.

Rathore dedi ki...

Güzel blog ve mükemmel güvenilir bilgiler.telekupon

Evin Kedisi dedi ki...

Teşekkürler ;)