16 Ekim 2008 Perşembe

Mutlu Olma Sanatı

TED Talks List diye bir yer keşfettik. Daha doğrusu bizimki bulmuş ve bir adamın konuşmasından aşırı etkilenmiş, konu yaratıcılığın yıllar içinde nasıl ketlendiği ile ilgili...Sonra da mutluluğun aslında insanın içinden geldiği ile ilgili başka bir konuşma...

Ben de yıllar içinde bir sürü yer değiştiren, bir türlü aradığını bulamayan, istediği işe, eşe, arabaya, eve vesaireye kavuşamayan ama aslında kendinden kaçan, kendi içinde hayatı kendine zindan eden çok insanla tanıştım.

En yakınından örnek mesela, yıllar önce annemin orada yaşayan birisi kendi memleketi Karadeniz'e gidiyor, ilk yıllar harika şu, bu derken hala vefaat ediyor, baba trafik kazası geçirip gidiyor, yorum; " Buraları bizlere hiç şans getirmedi, iyi gelmedi S.teyze" Sorun gidilen yerde mi yoksa hayatta karşılaşılacağı olanların yaşanmasına karşı olan zayıflıkta mı?

Bir başka tanıdığımız her üç yılda bir ülke değiştirmekle meşgul, çoluk çocuk, haydaa hüraaa! Bir şekilde yaşadığı yerlerden herbirine atılan bahanelerle dolu hayatı. Hani deriz ya; " Elektrikler kesildi ders çalışamadım öğretmenim!" Psikolojide bile bir adı vardır bu durumun, lisede öğrenmiştik hani Sebep Bulma!

Bana göre de her yer aynı arkadaşlar. Dünyanın neresine gidersen git, öyle bir elin yağda diğer elin balda, gelsin paralar, gitsin arabalar şeklinde yaşayamıyorsan o zaman hayatının çoğu evine odaklı geçiyor. Ev önemli evet, bu anlamda önemli. Bazısı için değil çünkü zamanın geçtiği yer, ailenin bir araya geldiği mekan ev değil. Yıllar öncesinde bana sabah kahvaltısına gelen bir hanımın dediği gibi " Benim evim böyle değil, bizim için otel gibi..."

Şimdi midem bulanıyor ya, hayat alaşağı döndü ve kendime şunu sordum, benim için hayatın neşe kaynağı nedir? Ve o an kendime göre öğlen programında konuşan James Oliver devreye girdi; " Mutfak evin kalbidir."

O an anladım ki, evime bakabilmek, bu enerjiyi bulabilmek, kendimce alabildiğim ihtiyaçlarla odalarımızı dizayn etmek, yemeğimi yapabilmek, bunun için dergilerime bakmak, notlar almak, ona uygun alışverişi kendi başıma arkamdan biri koşturmadan özgürce yapabilmek benim hayat ışığımmış. Beni ayakta tutan, fit olmamı sağlayan, kendime baktırtan, mutluluğumun kaynağı evim ama onu sağlayan en büyük etken de sağlığımmış.

Kalbimizin otomatik olarak çarpması ne kadar doğalsa, ona bir şey olmadan o organın yerinde olduğunu düşünmememiz de o kadar doğal. Ama olması gereken şey her gün sabah kalkıldığında o güne sağlıklı başlanıyorsa şükredebilmek...Ottan boktan yere " Ayyy sıkılıyorum şeker, yeni bir şeyler lazım hayatımaaaa!" dememek. Başkasının yaşadıklarına özenmemek. Çünkü diyorum ya bir sürü farklı mekanda yaşadım ben, hepsi özde aynı.

Önemli olan içindeki mutluluğu keşfetmek, hayatına kendi küçük projelerini getirmek, hedefler koymak ve onu başarmaya çalışmak...En ufağından ne olursa olsun bu. Tramisu yapmak mesela :) Ve nereye gidilirse gidilsin kendinizden kaçamayacağınızı bilmek...

6 yorum:

Goddess Artemis dedi ki...

ŞEHİR

"bir başka ülkeye, bir başka denize giderim, dedin
bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
-bir ceset gibi- gömülü kalbim.
aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede.

yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
bu şehir arkandan gelecektir.
sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
başka bir şey umma-
ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de."


Constantine P. Cavafy - çeviri: Cevat Çapan

funda dedi ki...

budur işte :)

balanne melike dedi ki...

Yukarıdaki şiir manidar..
Siyaset meydanındaki başrtülü kız diyordiki;alın örtümü alın, peki beynimdeki örtüyü ne yapacaksınız? diyordu. Aynen o hesap nerede olursan ol ister havai de ister Uganda da karnın toksa güne pırıl pırıl bakan gözlerinle uyanmak beyninin muhtemel iyi kimyasına bağlı. Ama ama sağlık, yetecek kadar para çok önemli çocukların varsa. Bir de hayaller söz konusu. benm için olmazsa olmaz. O kadar hayal kurarım ki belki d "secret" durumu var biraz. Çünkü hayallerimin çoğu gerçekleşti..Gene uzattım farkındayım..sevgiler.

Evin Kedisi dedi ki...

Artemis :)

Bu şiirin ikinci kıtasını biliyordum ama yazıyı yazarken hiç aklıma gelmemişti, oysaki cuk oturmuş :) Teşekkür ederim.

Funda'cık ve sürekli okurum Melike :) sizlere de yorum yazdığınız için teşekkürler :) Gerçekten de bu, okunduğunu hissettiren ve insanı mutlu kılan bir şey :)

small button nose dedi ki...

ya ne guzel yaziyosun evinkedisi. yazarlik var degil mi bi yazinda okumustum sanirim kitap filan yazdigini cidden yetenek iste. dogru degil mi?

Evin Kedisi dedi ki...

Small Button Nose'cum :)

Evet, basılmış bir kitabım var. Beş altı yıldır da yazdığım bir internet dergisi...Ama şu aralar oraya yazmak içimden gelmiyor çünkü neyi nasıl hissedersem buraya aktarılıyor duygular düşünceler. Hem de isim soyad olmadığı için aman kim ne der, kendimi kasayım derdi de yok :) Daha ne isterim değil mi?

Bu arada teşekkür ederim :)