En zorlandığım konulardan biri diyet yapmak, çocuklar büyürken onlara besleyici ve iştah açıcı ne varsa yapılmalıyken evde kendine davetiye çıkartmayan, hatta sıkıcı olmasından mütevellit ağza atılıp hemen geçiştirilmesi gereken yemeklerden hazırlamak...Ne kadar zormuş...
Aerobik sınıfına katılalı yaklaşık ikinci ayımın içindeyim. Haftada üç günlük ki bu haftadan itibaren o sayı ikiye düştü, bir program. Şu an 40 bedendeyim amaç 38...Dediğim gibi hem lezzetli iştah açıcı, teşvik edici yemek yapmaya çalış hem de yeme!
Geçen hafta da üç aylık hormon (pregesteron) korunma iğnesi yaptırdım. "Yan etkileri neler olabilir?"soruma yine dangalakça bir şekilde " Hiçççç! Süperrrr bir iğne!" cevabını alıp kıçıma acılısından vurulana kadar hanyayı konyayı pek anlamadım, hoplaya zıplaya eve döndüm. Amannnn ne güzel yıllardan sonra free sexxx, freeeddoooommmm naraları ataraktan...
Bir kere yakan bir iğne bu birrrr, ikincisi iğneyi yediğimin ikinci günü baktım yine sinirden saçlarım dimdik ahanda dedim bakalım bu hormonun yan etkileri nelermiş. Dınınınnnnnn!
Sene içinde 1 ila 3 kilo arasında hormonun su tutma ve iştah açıcı özelliğinden gelen yan etki. Bu muhakkak söylenilmeli demez mi internetteki bir doktor röportajında!!!
Bazılarında depresyon sinirlilik hali. (Bu ben tanıştırayım)
Saçlarda dökülme (Tam da bu aralar yaştan ve doğum sonrasından saçlarım inceliyor mu neeyyy? derken)
Bana göre aynı adet öncesi sendromların yansıması, mesela koşturararak gelen tuvalet atakları hani epey bir zaman önce 25 adet semptom bulmuştum ya kendimde, ya kabızlık demiştim ya tersi, işte bu öyle.
Salaklaşma, elinden onu bunu düşürme
Acıyı daha fazla hissetme
Herşeyi daha fazla kurcalama, bunalma ve dert etme (bugün mesela aman evden kaçayım dedim evden çıktım alışveriş merkezine...Arkadaş ve oğluyla. Eve gelirken evim evim güzel evim diye ayaklarım kıçıma vurma modundaydı)
Tatlıya aşırı istek, özellikle çikolatalı şeyler :(((
Yorgunluk, hareket yaparken kesilme, uyku hali
Ulan ben ne diyim artık bilmiyorum ki!
Bundan sonra hele de bu iş üç ay kendini bu şekilde sürdürürse Allah korusun, kıssadan hisse yumurtalıklarıma dokunmayan yılan bin yıl yaşasın! sloganı olacak. Çünkü yağmurdan kaçarken doluya yakalanmak gibi bir şey bu. Adet görürken her ay bunları yaşıyorsun ama iğneyi yiyince üç ay sürekli böyle dolaşıyorsun :( Sabır taşı olsa ortasından çatlar, ben kendime bir hafta dayanamıyorum, aile tuz buz olur, kendi kendini imha eder yahu!
Bu arada belirtmekte tekrar fayda var Arap Emirlikleri'nde zaten korunmayı destekleyen bir sistem yok. Aman çoğalalım, çoğalasın, çoğalsınlar... bakış açısı hakim. İlacın fiyatı talep görmemekten dolayı neredeyse parasız hale gelmiş denilebilir. Doktorun fiyatı eczaneye soruşu ve hemşirenin bize iletişi, yok canımmm bu kadar da olmaz yanlış anlaşılmıştırrrr! dememiz...
Bir de bak dedim ki jinekoluğuma "Rabab'cım (kendisini gerçekten de çok severim ama beni bu konuda hayal kırıklığına uğrattı, dersine iyi çalışmamışşşş) bir kilo bile aldırırsa ben yokum bu işte."
Bir buçuk aydır kıçımız çıkıyor beş kilo verelim diye atla deve de değil ama yaşlar ilerledikçe ne zor oluyormuş eski kılıfa dönmek, e bir alacaksın iğneyi hadi tekrar şiş olacak iş mi bu?!
"Aaaa hayatta!" dedi Rabab. Al sana hayattaymış!
Benden size tavsiye önce korunma planlamasında araştırın, öyle yapın. Fakat bir yandan da deneme yanılma...Zor bir karar.
Bak yine acıktım şimdi :(((