25 Eylül 2012 Salı

Bazen...

Bazen insanları neden içe dönüyor ya da bizlerle paylaşmıyor diye eleştiriyoruz.

Bazen değiştiremeyecekleri hayatlarından şikayet etmelerinden sıkılıyor, hemen kesip atma önerileri sunuyoruz.

Aslında farkında mıyız bilemiyorum ama hayatlarımız insanoğlunu insanoğluna anlatmakla geçiyor.

Bazen bir bakıyoruz ki başkasının bir eksiğini ya da attığı bir kazığı anlattığımız kişiye, başka bir zamanda başka bir konudan dolayı darılıp kırılmışız.

Tam kör sağır diyaloğu yaşıyoruz.

Belki bir yerlere dinleyici yerleştirsek kendimizle ilgili ne kadar acıklı eleştiriler duyacağız, kim bilir?

Sevdiklerimiz var, hepimizin. Bazımızın annesidir, kardeşidir, yeğen, kuzendir bazen...Sevdiğimiz gelip anlattığında bir atakla O'nun incinmemesini isteriz ve hemen koruma içgüdümüzle karşı tarafa doğru bir öfke yükleyiveririz. Hedef kimdir peki? Ya sevdiceğimizin kardeşidir, ya anasıdır, ya babası, ya da ortak kardeşlik vardır arada.

Olay sıkışır kalır Elif Şafak'ın çok kullandığı bir kelime ile arafta bir yerlerde, kalbinizle beraber.

Sürekli bir titreşme, sürekli bir hareket...

Durağanlık yok, huzur desen hayal dünyasında kalmış bir duygu gibi...

Bir gün eve gelip kendinizi arındırmak istersiniz. 

Ogün bana çoktan geldi de geçiyor gibi...

6 yorum:

Adsız dedi ki...

Aslında bunlarda hayatın bir parçası olmazssa olmazlarından. Senin önerdiğin bir film vardı onun1. partını seyrettim. Evrende bir örüntü olduğunu söylüyor çok doğru kendi hayatlarımızda nasıl örüntü diyebileceğimiz gibi mükemmelliktemi ilerliyor bilmiyorum ama ilişkilerde mevsimler gibi.İnsanlar bir şekilde bir birine muhtaç.Beraber yaşamak zorunda; bahsettiğin titreşme hareket olmalı zaten herşey mükemmel gidemiyor maalesef.Ozaman mükemmel dediğimiz şeyin mükemmel olduğunu hiç bilemezdik. Bende ofisteyim yalnızım çıkmak için tam 1 saatim var..sana laf atayım dedim.:)ülkü

Evin Kedisi dedi ki...

Benim önerdiğim film Thrive mı?

Evet zaman zaman insan beraber yaşama zorunluluğundan da bunalabiliyor.

Titreşmeden kastettiğim hücrelerimiz bile titreşiyor, yani insandan gelen vibrasyonlar, bazı insanlar mesela konuşmaz hiç ama öyle olmasına rağmen huzursuzdur, hep titreşir, anlatmak istediğim oydu.

İyi ettin :)

Berceste dedi ki...

Insanoglunu insanogluna, hatta bazen kendimizi kendimize anlatmak :) Bloglar aslinda bu iste epeyce usta ;-)

Ulku, oruntu demissin ya, hayat oruntulerden ibaret! Farkli oruntuler var ve bunlari gozlemleyebiliyorsan eger, hem cok guzel, hem cok zor!

http://www.youtube.com/watch?v=Vp4OqE9S4RU&feature=related

Gittigim bir kursta, hoca oruntuleri anlatirken, her yerde, baktigimiz her seyde onlari goruyoruz deyip kursu terk eden bir onceki donem ogrencilerinden bahsetmislerdi :)

Berceste dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Evin Kedisi dedi ki...

Sevgili Dilek;

Linki iki kere vermişsin bende farklı linkler zannederek koymuşum o yüzden sildim bir tanesini haberin ola ;)

Bu rakkamlarla ve herşeyin birbirine bağlı matematiksel kuralların olduğu mucizevi videoyu bir facebook paylaşımından izlemiştim. The Thrive filmi de aynı konuların üzerinde yoğunlaşmakta.

Bazen ailemde ve kendi hayatımdaki iniş çıkışları ancak böyle anlatabiliyorum, aslında bütüne bakma ya da altında başka bir felsefe aramadan...

Ve evet bloggerların ve hepimizin yaptığı bu, birilerini hep eleştirirken kendimizde de eleştirilecek bir sürü sorun var ya da gün geliyor başkasını anlattığımız insan öyle bir hareket yapıyor ki kimi kime anlatmışım diyorsun.

Sevgiler ve videoyu tekrar seyretmeme sebep olduğun için teşekküler ;)

asabi bakire dedi ki...

Blogunuzu şimdi keşfettim,wikitap'da yazdığınız nottan, izlemedeyim:) Mutlu Bayramlar.