11 Mayıs 2012 Cuma

Yanlış Konuları Mı Tartışıyoruz? İmza, Doğal Blogger :P

Epeyce bir süredir Doğal Annelik denilen bir anlayış ile gelen birtakım tartışmalara tanık oldum. Haliyle ben de bir blog yazarı olarak kendime Doğal Blogger (!) ismini koyup, bu konu hakkında görüşlerimi yazmak ve paylaşmak istedim.

Pratik Anne böyle bir yazı yazmış, derken birisi bunu paylaşmış, haliyle yorumlar da beraberinde gelmiş...

Evlilik kurumu ile alt tarafı iki insanın beraber yaşaması bile içinde bir sürü zorluğu barındırır iken sizce bir ülkenin ya da daha ileri gidelim, dünya insanlarının aynı gezegeni paylaşması nasıl bir durumdur? Hele de bu anne ve babalık gibi "En iyisini ben bilirim!!" tarzında insan yetiştirme moduna kayıyorsa ne olur?

İnanın bana birçok ailede kadın ve erkek ilişkisi çocuk bakımı konusunda bebeler dünyaya geldikten sonra daha bir çatırdar. Fakat bu doğal annelik denilen ve anneliğin her daim çocuğuyla bir meme dışarda, aynı yatakta yatmasını gayetten olağan ve annelik için gerekli addeden anlayış cidden beni bozuyor arkadaşlar.

"En İyi Anne Benim!" yarışında bebesi bebelikten çıkmış (ama anası tarafından bir türlü o mertebeye erişememiş ve özellikle de eriştirilmeyen) katı gıdalarla beslenen bir insanın annesi tarafından kadın tanrıça tarzında beslenmesi ve memesini çocuğunun ağzına vermesi belki bizlere bir Mısır Sfenksini falan hatırlatıyor olabilir ama ben almayayım kalsın. O anneye bu ne kadar çekici geliyorsa üzgünüm bana o kadar itici geliyor yani bunun orta noktası yok maalesef ve nasıl dinle bilim ayrı yolun yolcusuysa bu Doğal Annelik denilen ve bana köleliği çağrıştıran çarpık ilişki de birbirlerine bir merhaba diyip yollarına devam etsinler mümkünse.

Doğal annelikte bir annenin ya da babanın çocuğuna göstereceği sevgi tarzının bir formatı var. Birlikte yatmak ve de koca insanı emzirmek. Bunları yapmıyorsan yandın. Ne kadar uzun süre böyle yaşıyorsan sen madalyalık bir anne ya da babasın, bravooo tebrikler...

Fakat zaman zaman insanları bir şekilde kendi yolunuzdan gitmiyor diye karalamak yerine (sigara içip de bebesinin yüzüne üfleyen veya araba koltuğu mu o da ne diyenlerin, çocuğuna tacizde bulunanların, bedensel ve ruhsal şiddet uygulayanların bende acayip karşısındayım benden uzak cehenneme direk onlar) biraz beyin fırtınası yapmanın yararlı olduğuna inanıyorum.

Bazı anne çocuğuna sağlığı veya vücudu imkan vermediği için süt verememiş olabilir ama çocuk yetiştirirken son derece yumuşak, diyaloğa açık ve arkadaş canlısı da olunabilir. Bir diğeri kazık kadar olana dek memesinden besler ama çocuğuyla ruhsal ve beyinsel anlamda aynı paralellikte olmayabilir. Ben bakın işte dört yaşında bebeme (!) süt veriyorum diyerek kasıntı tarzı fotoğraf çektiren bir anne o dominantlığı yaparken hiç süt verememiş bir kadını bu yolla ezdiğinin gayet iyi farkındadır kanımca. Bunun verdiği haz kadınla kadının arasında yaşanacak en acımasız çekişmelerin destekcilerinden gelir.

Pratik Anne bir sürü alternatifler göstermiş, bebeğiyle dilenen anneler var içinde mesela. Tuhafıma giden şu; bir kadını bebeğiyle dileniyor diye "Iyyykkkk bak bebesini kullanıyor alçak!" diyip tiksinmek mi kolaydır yoksa o kadını o hale getiren ülke koşullarına şöyle bir dönüp bakmak mı? Bir ülke ki yarın eline iş ve ekmek alması gereken bugünün bebesi annesiyle sokakta dilenmekte, devlet bunun sosyal anlamda yüzüne bakmamakta, ben o yönetimi eleştiririm. O ülkede sosyal adaletin sıfır olduğunu düşünürüm.

Sevgisiyle, karşısındaki büyüyen insanın bireyselleşmesi hakkını elinden alan anne babayı da aynı şekilde kınarım ben. Sizler herhalde kazık kadar olup da kocasına ya da karısına bir türlü ruhen veya beynen ait olamayan bireylerle tanışmadınız. İlginç...Oysaki Türkiye sınırları içinde çok var onlardan.

Bebeğiyle uyuyan bir kadının illa ki bebeğini bebeğiyle uyumayan bir kadından çok sevdiği safsatasını da kim çıkartmış?! Benim tanıdığım çoğu kadın bunu kocasıyla yatmamak için kullanıyor. Ne tuhaf değil mi? Bu hiç dile getirilmemiş.

Bebek, bebeklikten çocukluğa, oradan da erişkin bir insan olma aşamasına ilk olarak kendi kendine uyuma ritüeli ile geçer. Bir insan yavrusunun bile kendi alanının olması hakkı vardır.

Ben soruyu sizlere ters çevireyim o zaman. Çocuklarınızla beraber yatan anne babalar olarak o çocuğa daha el kadarken sormama, onun alanını, uyuma hakkını elinden aldığınızın, sürekli uyurken bile kendinize bağımlı bireyler yaratarak " Aaaayyy ben olmadan uyuyamazzzz!" diyip gasp ettiğinizin farkında mısınız?

Aynı yatakta yatarak ve kocanızla ya da karınızla zaman zaman yine aynı yatakta girdiğiniz cinsel ilişkide çocuğunuzun sizi bir şekilde gözlemediğini, hissetmediğini nereden biliyorsunuz? Benim çocukluğumda buna şahit olan çooook arkadaşım olmuştu mesela. Bu sapkınlığı da görmezden gelme ve günümüzde çok doğal (!) bulmak biz çocuğumuzu sizlerden daha fazla seviyoruz çığırtkanlığı yapmak da ne demek oluyor?!

Demek bunların hepsi bir şekilde unutulmuş ve bir odada herkesin cinsel ilişkiye girdiği, osurduğu, öksürdüğü, aksırdığı ortamlara geri dönme hevesinin ismi "Çocuğumu en fazla ben seviyorum" a dönüştürülmüş. Yok daha albenili ismi Doğal Annelik...

Katı gıda ile beslenmeye geçen bir çocuk için anne sütü dikkat edelim eğer memeden alınıyorsa artık eniklik duygusunun, anneye aidiyetin, çocuğa olan hükmetme, yaratılan bana bağımlısın duygusunun depreşmesinin ne kadar ötesine geçebilir?

Kimse bana anne memesinin belli bir yaştan sonra cinsellik çağrıştırmadığını da anlatmasın. Bu tip annelerin oğullarını kocaları yerine ikame ettikleri duygusuna da "Aaaa ne ayıpppp!" demesin. Katı gıda ile beslenen bir insanın süte ne kadar ihtiyacı olduğu sorusu bile tartışılıyor. Sizler şimdi bebeğini emzirirken orgazm olan kadınları da hiç duymamışsınızdır, aman o durumu da halı altına süpürelim gitsin.

Bu yazıyı yazınca hemen bana hemen süt veren annelere yapılan haksızlıklar anlatılmaya, anne babasıyla yatan çocukların kendine ne kadar güvenli olduklarını ispatlayan doktorların linkleri verilmeye başlanacaktır eminim.

Yukarda belirttiğim şartlardan ötürü bir bebeğin katı gıdaya geçene kadar sağlıklı annesi tarafından (eğer anne sağlıklı değilse sütünde sağlığına olumsuz etki eden herşey bebeğine geçiyor biliyorsunuz) emzirilmesinin özelliğine, güzelliğine, elden geldiğince bunun yapılmasının sağlanmaya çalışılmasına katılıyorum. Ama bir kadın bunu istemesine rağmen yapamıyor ise yalnızca bunu yapamadı diye suçluluk duygusu hissetmesine, çevresinde sidik yarışı gibi bu tip durumları gözleyen çocuğunu daha az mı seviyor duygusuna kapılmasına sebebiyet veren insanların olmasına çok ciddi bir şekilde karşıyım.

Çocuklar doğduklarında bile beslenme sıklığı açısından anne babanın yanında olsa da kendi yataklarında yatırılması düşüncesindeyim.

Orası O'nun kendi alanıdır. İstediği gibi döner, siz de öyle. O minnacık insanın bile kendi hakları ve hukuku vardır.

Ben bebeği kendisi uykuya giderken bensiz uyuyamaz bu şimdi diyip uykuya geçmek üzere olan çocuğunu sürekli kucağına alarak berbat eden insanlar da tanıdım. "Yahu rahat bırak kadın ya da adam ben uyuyacağım!" diyecek bebe dillense...Ama ne yazık konuşmaya başladığında zaten bağımlı kılındığı için bu denilemiyor bile. Çünkü uykuya gitmek ve her uyandığında (kontrol amaçlı kalkışlar çok yaşanır bu tür çocuklarda bakılır anne ya da baba yanda yatıyor mu?) ebeveyn yanda aranır hale geliyor.

Şimdi bu doğal annelikte bağımlılık değil sevgi oluyor.

Ben de buna sol gösterip sağ vurmak ya da kafa bulandırmak diyorum.

Artık çocuklarını bizler gibi birey olarak yetiştirmeye çalışan anne ve babalar daha mı sevgisisiz yahu deme noktasına getirilecek yakında. Hani demişler bir şeyi kırk kere söylersen olur. Bir konuda şüphe yaratan tekrardır.

Ben iki çocuğumu da başından beridir kendi yataklarında ve hep aynı düzenle yatırdım. Hayatım boyunca gazlı dönemlerdeki rahatlatmaları ve o şekilde yatırmaları saymıyorum aynı rutinde yemek, diş, ayak yıkama ya da banyo, kitap okuma ve iyi geceler deme şeklinde...Her ikisinin de tersi yönde bir talebi olmadı.

Kocam yalnızca çocuklarımın babası, ben onun için doğurgan dişi modeli değilim, kadın kadındır eşine karşı erkekde erkek...Herdaim baba ya da anne olmak imkansız hayatta. Yalnızca bir sıfatımız yok bizim. Çocuklarımız olduktan sonra beş sıfattan bire inmek kimse için imkanlı değildir kanımca.

İnsan, eline güç geçtiği zaman eğer onu dengeli kullanabiliyorsa bir takım doğrulara imza atar. Belki de anne babalık doğanın bireye en cömert ama aynı zamanda dengesiz şekilde sunduğu potansiyel bir gücüdür. O yüzden zaman zaman bir sanat olarak adlandırılmıştır. Herşey için yıllarca eğitim alınırda genelde yaşanan hazzın arkasından bazen de tam tersi durumda bile insanoğlu çoğalıverir.

Bu sürecin sonunda bence ağacın meyvesi ne kadar BİREY olabilmişse o kadar sağlıklıdır herşey.

Kukla değil de birey yetiştirmeye odaklanalım derim.

Sevgiden boğarak, esrar eroin gibi kendimize bağımlı kılarak değil, aşama aşama uçmaya hazırlanmasına yardım ederek. İterek kakarak değil, sevgiyi de dengesiyle vererek...

Şu Doğal Anneler benim bile(!) kendimden şüphelenmeme sebep oldular diyeceğim ama çocuklarımı yemek, uyku, yaşam başarısı, kendine güven konusunda o kadar kendileri ile barışık görüyorum ki bu uygulamayı hayatım boyunca tekrarlasalar bile değiştireceğimi düşünmüyorum.

Hayde Doğal Anneler biz Sevgisiz ve Doğal Olmayan halimizle kaçalım ufak ufak, sizlere kolay gele. Zira bu gidişle tuvalete giderken bile on yaşındaki çocuğunuzun altını temizleme ya da katır kadar olmuş oğlunuzu karısına karşı korumak falan gibi misyonlarınız olacak. E kocayla falan da zaten çoktaaaannnn kapanmış defter e zor bu işler, hayatta başka meşgalede olmayınca hele...

Sevgilerrrr sevgilerrrr :)))

4 yorum:

ÇokBilmiş dedi ki...

Eh işte herkes fili tuttuğu yerden anlatıyor.
Ben sizin yazınızda anlattığınız her şeyi yaptım. Bana ne deniyor acaba?
Kızım 2. ayından 21. ayına kadar kendi odasında, kendi yatağında, kendi kendine uyudu. "Yanımda yatırmazsam özgüveni gelişmez" diye düşünmedim.

21. ayında benim yatağımda yatmak istedi. 11 aydır da aile yatağında ailece yatıyoruz. "Benimle yatarsa bağımlı olur" diye düşünmedim.

Kızım yatağımızda yatarken eşimle cinsel ilişkiye girmek aklımın ucundan geçmedi. Çok şükür, cinsel hayatım "Saat 11 oldu, yatakta sevişme zamanımız" geldi, noktasına gelmedi henüz :)

32 aydır kızımı emziriyorum. Kızım son 6 aydır beni haftaiçleri günde sadece 1 saat görmesine rağmen hiç bana düşkün değil. Eve geldiğim zaman boyunuma sarılıp oyununa devam ediyor. Yaşıtlarının annelerinin söylediği "Paça yapışıyor, yan odaya bırakmıyor" gibi şikayetlerim hiç olmadı. 2 yaş krizi yakınımıza bile uğramadı.

Ayrıca kızım 6 aylıkken 2 yaş çocukları için farklı düşünüyordum. Şİmdi 3 yaşına yaklaşan kızımın hala "bebek" olduğunu düşünüyorum. Keşke bizim dilimizde de "toddler" gibi bir kelime olsaydı. Aradan geçen zaman sonunda artık ben de "toddler"ların emzirilmesinin faydalı olduğunu gözlemledim ve gözlemime dayanarak da sağlıklı olduğunu savunuyorum.

Sağlıksız bir emzirme ilişkisi kuran bir anne zaten arada emzirme ilişkisi olmasa bile çocuğu ile sağlıksız bir ilişki kurar. Sizin de söylediğiniz gibi olayı sadece emzirme ilişkisine indirgememek gerekiyorç

ÇokBilmiş dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
servis dedi ki...

Uzun süredir aradığım paylaşım sitesini buldum sonunda gerçekten mükemmel makale ve paylaşımlarınız var. Teşşekkür ederim. Njoy spor salonu olarak kaliteli hizmet sunmaktayız.

Evin Kedisi dedi ki...

Sevgili Çok Bilmiş :)

Yazdıklarınızdan bu konuda bir sorun yaşatmayan bir çocukla yaşadığınız anlaşılıyor, zar sorun yaşatsa ve bu tip konularda şikayetiniz de yoksa orada sorun da yoktur kanımca. Mesela hepberaber yatıyoruz demişsiniz ya biz hayatta karı koca bunu yapmadık ve o şekilde rahat edemedik, aklımıza da gelmedi yapmak, benim burada birazda belki agresifçe argumanını yaptığım konu "İyi Anneliğin ya da ebeveynliğin (!)" beraber yatmak, dört yaşına kadar emzirmek, nefes alamama derecesinde bağımlılıkların içine hapsolmak gibi algılatılmaya çalışılması. Söylemek istediğim kişiliklerimiz nasıl farklı ise annelik ve babalık anlayışlarında da farklılıklar olması doğal ancak bu farklılıkları (örneğin bizim karı koca muhakkak kendi alanımızın olmasında diretmemiz çocuklarımızda da bu anlayışı geliştirmemiz gibi, zaten otomatikman geliyor bu) sen daha eksik bir ebeveynsin gibi fotolar, yazılar boğucu...Beyin fırtınası yapmak istedim yalnızca yazımda yani bizim gibi ebeveynler de var demek için.