11 Ekim 2010 Pazartesi

Kedinin Kuyruğu

Yıllarını evde harcayıp, çocuklarını doğurup, onları büyütmüşsen şayet, o zaman kariyer yapmadığına lanet edersin, elinden her geldiğinde evinden kaçma moduna girersin. "Ay şekerim ev depresif yapıyor insanı." dersin her iki cümlede bir.

Bir yerin genel müdürüysen ya da özel hayata zaman vermeyen bir işte tükettiysen ömrünü bu sefer de neden evlenemeyip, çocuk doğurmadığına, eğer çocukların varsa onların dakikalık değişimlerine tanıklık etmediğine, yaşama bakış açılarını istediğin gibi yönlendiremediğine yanarsın. Bu sefer kaçmaya çalıştığın evin olur bir kuş yuvası. İşten çıkışlarında ayaklarının kıçına vurarak geldiğin sükunet mekanın...

Kıvırcık saçlıysan düze, düz saçların varsa dalgalı ya da kıvırcığa özenirsin.

Uzun ve inceysen, minyatür ve yuvarlık hatlı olmaya takarsın kafayı, tersi durumunda kendini olduğundan uzun gösterecek ne tür ayakkabı varsa onu seçer, hayatını spor salonlarına adarsın zayıf görünmek uğruna...

Çocuklu ve yalnızsan içinden sorumluluk duygusu yüzünden, dinlenememekten, sevişememekten "İmdaaattt!" diye bağırmak gelir, çocuğun yoksa karı koca çocuklu ve ince hatlı kadınları dünyanın en şanslı ve seksi kadınları, erkeklerini de en iyi baba adayları olarak tanımlar, hamile kalmak için kendinden geçercesine paranı ve bedenini tüketirsin.

Birlikte yaşadığın bir erkek yoksa hayatında, sorumluluk paylaşmanın o ilişkiden neler alıp götürdüğünü, her günün getirdiği boktan rutinin nasıl hayatı ele geçirdiğini bilmez, erkek ve kadın ilişkisini karşılıklı mehtaba karşı yudumlanan şarap olduğunu sanırsın, hep sonsuzluğun peşinden koşar durursun.

Şayet yıllara yayılan bir ilişkide, bir de küçük insanların sırtlara yüklediği ağırlığı hissediyorsan omuzlarında, işte o zaman da tek başına kalmayı özler, geçmişe bir kadeh kaldırırsın...

Kısa ve öz, hayatında elinde olmayan ne varsa onun peşinden koşar durursun, kedinin kuyruğunu kovalaması misali...

Ama seçimlerinden biri ya birine izin verir ya diğerine...

Hepsi birden asla olamazsın.

15 yorum:

Açalya dedi ki...

evet acı ama aynen öyle! çok güzel dile getirmişsin.

kecilerin cobani dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Evin Kedisi dedi ki...

Teşekkürler Açalya, tabi bunların hepsini mikemmellll (Türk malı)şekilde yaptığını iddia eden uzaylılar da var :)))

Hülya'nın Tunası'cım, bu maili yayınlama ve üç ünlemden sonra sıkı mı arkadaşım yayınlamak? :P Sana da teşekkür ederim ama...O söylediğin bloğa baktım ve takibe aldım :)

kecilerin cobani dedi ki...

ben olsam köpek kuyruğu derdim ama sen kedisin :)
yeni türkü'nün çember'i işte napcan.Ben kıvırtmiim diye saçı 4 numara yaptım. saçımı kurutmakla geçireceğim zamanı blog'a vermeye karar verdim. nasıL?

Evin Kedisi dedi ki...

Hahahaaa Allah seni ne yapmasın yine! Bu bir deneme mahiyetinde yapıldı ve puantiyeli paketten sonra da bu yazı vahiy yoluyla indi :)) Sağol, yine bloggerlık dünyasında süzülmeye geldim, en son baktığımda yani üç yüz yıl öncelere dayanıyor bu faaliyet pek bir değişiklik yoktu seninkinde, dur hemen bir geleyim :) Bu arada ben işte ne olsun, bu aynen yazdığım gibi ne olamadıysam onun matemini tutuyor, kendi gündelik yaşanan yemek yap, ortalık temizle, toz al üçlemesine lanetler okuyorum. Koccamaaannnn öptüm.

kecilerin cobani dedi ki...

aa çıldırıciim.
bir yorum yazdım sonra gitmedi diye ikincisini yolladım sonra iki tane oldu diye görünce ilkini sildim. hiçbiri yok şimdiiaaa!!! ordan görünüyo mu, sizin saat de farklı ay deliricem

kecilerin cobani dedi ki...

ay şey var pardon, onay varmış ya,
....
bugünü unutabilir miiiz?
....

Evin Kedisi dedi ki...

Aaaa keçilerin çobanıcım ya kayıt silindiiiii, off yaaaa! Dur döndürmeye çalışayım geri dönebilir mi? Çok özürler :(((

kecilerin cobani dedi ki...

kedim kendini üzme şu salak çoban uzak kalmış ya buralardan sivrisinek hafızalı,
ben silldiiim beennn.
off rizil oldum yav

Evin Kedisi dedi ki...

Ben koptum, gerisini yazamıyorum :))))))

Pratik Anne dedi ki...

Cok guzel yazmissin, gercekten. Insanlarin ikilemleri hep boyle.
Yalniz yorumunda bahsettigin "uzaylilar" belki hepsini mikemmellll yaptigini iddia eden degil de "halinden mutlu mes'ut" yasayan diye farkli bir kategoriye giriyor olabilir. Amerikanvari tabiri ile komsunun tarafindaki cimlere ozenmiyor da kendi cimlerini cok seviyordur.
Belki...

Berceste dedi ki...

Oldugun gibi kal... Yok dunyada saglikli olmaktan ilerisi! Ama cocuklara yetismek inanilmaz enerji gerektiren birsey. 3 kisi bir bocuge zor yetisiyoruz yeri gelince. Degil ki, senin gibi tek kisi iki bocuge. Evde pinekleyen yapamadiklarina aglayan olmaktansa, onu da yaptim bunu da demek en guzeli :D

Evin Kedisi dedi ki...

Sevgili Pratik Anniş ve de Berceste :)

Evet, ben de çoğunlukla kendi halimden memnunumdur ama memnun olmadığım zamanlarda hani şu filmlerde olur ya alternatif hayatlar tekrar başka şekillerde yaşansaydı ne olurdu şeklinde düşünürüm, çok bunalmışsam o anımdan hakikaten özenirim ve keşke bunu böyle mi yapsaydım derim kendi kendime...Sonra benim kızlardan biri bir şirinlik yapar, koca gelir bana sarılır derken hooop ne güzelllll olurum...İnsan hayatı sarkaç misali :)

Ve Berceste, seni anlıyorum, insanın bir, sevdiklerine bir şey olduğunda, bir de kendi sağlığı yaşamına bir şekilde engel oluşturduğunda gerisi boş geliyor ve hatta yazan çizen konuşan da insanı sinir edebiliyor ama inan aynı yollardan geçmiş biri olarak insanlığımızın içindeki nankörlük zaman zaman beni bile şaşırtıyor.

balanne melike dedi ki...

Bende 2 önceki yazına yorum yapmıştım ama bakıyorum ki yok..Neden ki?
Keşkelerle aradığımız acaba devine dövüne elimizde olmayanı ararken (sanki elimizde olunca kıymetini bilecekmişiz gibi)kimliğimiz mi? Çok gıcığım biliyorum..Ben de bu aralar kendimi bir angut gibi hissediyorum ve hep diyorum ki ne olsa durur bu durumum yani nerde tamam bu oldu diyeceğim..hep daha hep arsızlık. bazen dünyadaki minik bir zerre olmak ve bu minik zerre halimle bile bir yaratıcım olduğunu hissetmek içimde aidet duygusunu sahiplendiriyor..bla bla..daha çok konuşup yazasım var..karnım ağrıyor, manik durumdayım.bye

Evin Kedisi dedi ki...

Din kitaplarında da bu vurgulanır ya hep zaten, gözü doymayan, arsız insanoğlu!!! Öyleyiz işte ve bunu değiştiren şeyler olsa da hayatlarımızda herşey düzene girer girmez yine bir arayış ortalığa hakim...Geçmiş olsun Melike :))