22 Ocak 2009 Perşembe

Gıcık Olduğum İşler

Hamilelikte en uyuz olduğum konulardan biri ucuz, rahat ve zevkli kıyafet asla bulamamak. Dışarıya çıkmayı kastetmiyorum, evde giymek için mesela. Güzel olan var bu sefer hıyarca kazık. Ulan ben bunu giysem giysem maksimum bir sene sonrasında bir daha dokunmayacağım bile demek için o para verilir mi bilmem ama ben yapamıyorum.

Göbeğim büyümeye başlayınca kot arayışına girdim. Herşeyden önce üzerine alırsın en fazla üç dört bluz, altına geçirirsin kotu tamam, diğer her türlü pantalon ya da etekte üzerine başka kombinasyonlar çıkıyor ve bana da gelenler geliyor. Bu kadar basit bir piyasanın yıllardır nasıl böylesine güdük kalıp hep enayiler hamile kalsın, tuvalete bırakır gibi paraları harcayıp çıksın mantığına şaşırmamak elde değil.

Bu aralar kaburgalarımı hissetmeye başladım, iyi mi? Göbek yukarı bastıkça sanırım, göğüs kafesi sıkışmaya başlıyor. Aman, her bir basit hareket of pof, konuşurken bile nefes nefese bir hal. Durmadan bir tuvalete gitme halleri. Iyyyy yaşlı kadın halini hamilelikte insan gerçekten deneyimleyebilir rahatlıkla.

Bunlar şikayet mi? Bilmiyorum ama süreç gerçekten benim için farklı farklı yönleriyle gerçekten de zorlayıcı. Yani, hakikaten bu işin keyfini çıkaramıyorum ben. Var bir tuhaflık herhalde.

Burada kafanın çalıştırılıp kendi kendine şöyle denilmesi icap etmekte, önemli olan bebeğin içerde sağlıklı bir şekilde büyümesi...Evet, öyle, kesinlikle katılıyorum, burada anne olarak bizim taşıyıcılığımızı eksiksiz yerine getirmemiz kadar gerekli olan bir şey olamaz. Olayın gereği bu ama taşıma sırasında yaşananlar, hissedilenler de bu işte. Gerçekten de bir kadının kendisinin başa çıkması gereken en önemli sınav anlarından biri bu hamilelik olayı...Kendi içinde çelişkilerle dolu belki.

Kayınvalidemler bende, çoğunlukla hizmeti kocam yapıyor, yemekleri bölüştük gibi oldu hatta yok yok çoğunluğu yine O'nda ama salondayız ya hepberaber benim tv de seyrettiklerime kıran girmek zorunda. Rahat edemiyorum, mesela yatmam gerekli koltukta, yapamıyorum...Zor bir iş.

Tarif aklımda yazacağım, herkesler gitsin ben kendi programıma gireyim öyle.

6 yorum:

Calanon dedi ki...

Aynen, insan neden bu kadar para harcayip sadece bir kac ay, topu topu belki bir yil giyecegi, ayrica hepsi birbirinden korkunc giysiye para verir bilmem. Ben vermedim, veremedim. Bedeni buyuk normal kiyafetler aldim bir iki, sonra da onlari giyebilecek arkadaslarima verdim gitti.
Hamilelikte misafir zor, ne kadar ailen de olsa. Kolay gelsin.

miso dedi ki...

Yazar mısın lütfen tarifi? Resmen canım çekti. Üstelik gece 12 ve benim hemen yatmam gerekiyor.

marruu

balanne melike dedi ki...

Dört kişilik çekirdek aile olarak birbirimize o kadar aşinayız ki kim gelirse gelsin 5. kişiyi yadırgıyoruz..Hele söz konusu kaynana olunca, kimin kaynanası farketmiyor eşim içinde aynısı...Ben de senin direncini kırmayayım sayılı gün geçerrr..sevgiler.

Esra dedi ki...

Yazılarını cmvden beridir takipteyim(hatırlarsın mailimi)..
Yazdıklarını okurken kendimi okuyor gibiyim..20 haftalığım bende ve eğer ben bu duygularla kafayı yemezsem bana bir ömür birşey olmaz..

small button nose dedi ki...

ne kadar kalacak kayinvalidenler. doguma kadar ordalar mi?benimkiler hindistanda kaldi:) ne guzel dimi uzunca bi sure yoklar.. ay ne kotuyum..iyi hafta sonlari

Evin Kedisi dedi ki...

Calanon; Anacım, bedeni büyük kıyafetler de burada anasının nikahı, aman diyorum normal hayatta iyi ki büyümemiz durmuş da mesela güzel içimizin kaldığı bir şeyi hadi diyip kıyabilir kıvama gelmişiz. Bu, büyüme çağında çocuğa 200 milyonluk kot veya ayakkabı almaya benzer, insanın eli gitmiyor gerçekten de...Evet, inşallah senin dediğin günler gelecek ve ben de kendi kıyafetlerimi, bebeğin küçülmüş nesi varsa vereceğim gidecek :))

Hamilelikte misafir eğer bana kalsa gerçekten de zor değil daha beteri, imkansız! Gelen insanı çıkarmak, yedirmek, rahat ettirmek istiyoruz, geleneklerimizde var eğer yapımızda öyleyse felaket! Ama benim kociş hazretleri bir de kendi anne babasının gelmesi sebebiyle neredeyse herşeyi devraldı, ben yorulmuyorum fazla.

Miso'm? Ayyy ben gelemiyorum ki cümbür cemaatiz şimdi bilgisayara :(( Gitsinler yazacağım dedim ya, zaten öyle atla deve bir şey değil yahu! Tarifi uyguladıktan sonra ulan evin kedisiiiii bunun için mi yaptın bu kadar edebiyatı deme de...Manevi olarak bana hatırlattıklarını yazdım yalnızca :) Öptüm.

Balanne'si; Bence insanlarla yaşamak karı koca ve çocuklar dışında çok zor zaten. Bulaşık makinasına tabak konulacak mesela o kadar basit iş sen başka yaparsın, yardım etmek isteyenin yolu yordamı ayrıdır. Olmuyor. Ben de sevmiyorum, bazen diyorlar sen misafir sevmiyor musun falan ama ne kendim gittiğimde abartırım ne de bana gelindiğinde abartılmasını iyi karşılarım. Ne yapalım, tersi durmadan sokuşturulmuşlukla büyütülmüşüz ama öyle hissediyorum ben de...Allah'tan kayınvalideler bir hafta kalıyorlar daha fazla onları da bağlasan durmazlar.

Esra; Çok sevindim, evet CMV mailini hatırlıyorum, demek yirmi haftalık oldun :) Hadi az kaldı, dişimizi sıkalım :)))

Small Button'ım; Yooo, hiç kötü değilsin, dürüstçe ifade etmişsin. Katılıyorum ve sevgiler :)