13 Kasım 2008 Perşembe

Huzurlu Olmak Bu Kadar Zor Mu?

Karar verdim, ben çürük yapılı bir insanmışım. Bu kararımı vermemde hamileliğimin etkisi büyük. Bugün yaşasın diye bulduğum başka bir hamilelik günlüğüne girdim ve kendime yuh dedim. Ne depresif, ne olumsuz, ne karanlık bir tuhaflık benimki...Oradaki hamile kızcağız da ne pislikten bahsetmiş, ne kokulardan, ne mide bulantısı, ne kusmadan...

Bilgisayar korkunç olumsuz etkiliyor, bir kere bunu belirteyim. Eskiden metre metre aşk nameleri düzdüğüm bu alet bazen kusarken düşündüğüm bir şey halini aldı ki umarım bundan sonraki zamanlarda etkisi bu şekilde devam etmez.

Yazı yazmak...Eskiden yapmadan duramadığım şeylerden biriydi, artık o da rafa kalktı. Neyi anlatacağım ve neden sorusu kafamı gerçekten kurcalıyor. Ben uyumsuzum, kendi büyüdüğüm değerlere tersim bir kere ve kendi istediğim, seçtiğim hayat biçimini yaşıyorum. Neye ve kime ne kanıtlamak, neyin tartışmasını yapmak? Sinirleri ne anlamda zıplatmak? Gerek yok...

Bu dönemlerde acayip bir içe dönme yaşanıyor bir de. Hayvani bir şekilde bebeği her kötülükten koruma içgüdüsü başgösteriyor. Buna stres, sinir, hafif soğuk algınlığı, her türlü ismini hiç duymadığımız virüs şu, bu dahil. Yani, maddi manevi olumsuzlukların hepsinden kaçma durumları...

Ufaklık nezle oldu, iki gündür okula yollamıyorum. İlk önce boğaz ağrısı ve kulak kaşınması ile başladı ki kesin ateş çıkacak eyvah demeye başladım. Çünkü bende de hapşırma belirtileri epey bir zamandır vardı. Bugün evde kaldığı ikinci gün baş ağrısı sorunu vardı, ilacını verdim ama ateş çıkmadı. Bakalım, yarın öbür gün ne olacak?

Tek isteğim huzur...Ve bunu kendi dünyamda ve yaşamımda ancak yaşayabiliyorum. Belki haberlere bile bakmadan, Türkiye'de ne oluyor ne bitiyor izlemeden. Ya da izliyorsam da öyle başka bir dünya da var uzakta şeklinde duygusuz kalıp, sinirlenmeden. Zira, şu muhafazakar bakış açıları hangi konu olursa olsun ( Atatürk, din, yaşam felsefesi vesaire...) sinirlerimi zıplatıyor. Yeni yapılan herşeye saldıran bir güruh, başka bir bok değil! Neyse...

Bu aralar yalnızca okuyarak beslenebileceğimi düşünüyorum, bir şeyler bulabilirsem... Server Tanilli'nin eskilerden aldığım kitaplarından birine daha bakıyorum. Bu tür kitaplar grçek servet değerinde bilgiler içerdiği ve ben tarih, isim, cisim unutma uzmanı olduğum içindir ki zaman zaman tekrar yapmak faydalı olabiliyor.

Şimdilik böyle işte.

5 yorum:

La Loba dedi ki...

Bazen, aslında bazen değil çoğu zaman dış dünya alıcılarını kapatmalı insanlar. Ne televizyon, ne gazete. Huzur içimizde bir yerlerde ama bulamadım ben de henüz.

elektra dedi ki...

kedicim, hamilelik blogu okuma bence. valla. ben hamileyken arkadaşlar falan oyalanayım yatarken diye bebek dergileri alırlardı bana, ben bilgilendikçe daha bir dinler oldum kendimi, aaaa dedim, 9 ay böyle geçmez. - abarttım, 5 ay falan kalmış olmalı bu dergler bana verilmeye başlandığında:)- neyse, okumadım. mutlu olmak zorunda değilsin bu birrr, bunları yaşıyorsan, bunları yaşıyorsundur bu ikiiii. sen sen olansın, senin hamileliğinde sana özel bir durum. ayyy, avutmaya çalışıyorum işte seni anla be güzelim. daha doğrusu didişme kendinle demeye. bir de gıcıklık yapayım, sayılı gün çabuk geçer türü bir denyo cümle kurayım, sen de bana, sen çekmiyorsun tabiii elektra de. de valla:)

geçmiş olsun bu arada:) öperim...

Evin Kedisi dedi ki...

Sevgili La Loba;

Evet, kesinlikle, hatta tatillere gidildiğinde bile öyle yapılmalı çünkü yiyip bitiriyor gelişmeler insanı, hele düşünüp de bir şeyler üretebiliyorsan, bu sefer de çevrende " Ne yırtıyorsun bacım kıçını, dünyayı sen mi kurtaracan?! Boşverrr!" diyen kesim...İki ucu boklu değnek demişler de ne iyi etmişler.

Elektra'm;

Sağolasın, geldin sesini duymuş oldum :)) Yahu ben şimdi başka bir şeylerle ilgilenmek istemiyorumkine!!! Hep hamilelik, bebek falan gibi normal hayatta pek de ilgilenmediğim konulara sarmış durumdayım, bir de bakınıyorum işte kim benim gibi kafadan kontak şekilde atlatıyor ki biraz kendimi iyi hissedeyim. Yalnız evet kesinlikle bilgilendikçe iyice geleneler geliyor, hiç kimseye güvenmemeler, tartmalar, biçmeler, aman böyle bir şey de başıma gelirse ne yaparım lar da lar...

Ya aslında mutlu olmam lazım, isteyen benim, yapan benim, nedir leyn bu benim haliiiiiimmmm?! Bir de hani istemeden falan hamile kalsaymışım boku yemiştik. Neyse geçecek, geçmesi lazım, eli mecbur!!!!

Çok öpüyorum, iyi ki varsınız burası bile bana büyük bir destek :)

Magissa dedi ki...

Hangisini okuyorsun S. Tanilli'nin kitaplarından?

Evin Kedisi dedi ki...

Şu an elimdeki tazelediğim kitabı " İslam Çağımıza Yanıt Verebilir Mi?" Bence herkesin kitaplığında bulunması gereken klasikler çıkarıyor ortaya Server Tanilli. Turan Dursun da öyle. Ve bu insanların biri ülkesine gelemiyor, bir diğeri zaten sizlere ömür'e layık görülmüş. Nedense dine methiye düzenlerin hiçbirine bir şey olmaz memlekette. Neyse...