24 Ağustos 2008 Pazar

İngilizce Yazı Yazma Sanatı

Yazı yazan insan bilir, dili kullanırken bir tanesi üzerine yoğunlaşmak gerekir. Eğer kendi anadilini sonuna kadar kullanabiliyorsan, dilediğin gibi yazıp karşılığını alabiliyorsan ne ala! Ama ben bu aralar yıllardır kaçırdığım trenin peşine düştüm. Bu trenin adı "İngilizce yazı yazabilme sanatı" :)))

Benim gibi İngilizceyi konuşarak öğrenen, normal devlet okullarından mezun olmuş bir insan için bu işi yapabilmek ekstra çalışma ve özellikle İngilizce okumaktan geçiyor. Buraya geldiğimden beridir Türkiye'ye göre İngilizce kitap seçme şansım % 1500 artış gösterdi. Dolayısıyla kendi ülkemdeki level'lara uygun "Ali Topu At" kıvamındaki hiççç ilgimi çekmeyen kitapların yerini mesela seyredip de hüngür hüngür ağladığımız bir The Kite Runner'ın yazarı Khaled Hosselini'nin ikinci kitabı aldı.

Ya biri ya öteki...Dolayısıyla bu aralar İngilizce'ye yoğunlaşma kararım var. Türkiye gerçekliklerinden, politikasından uzaklarda edebiyatın derinliklerine dalmak, cümle kalıplarını, bir kelimenin yerine yazılabilecek bilmemnekadar karşılığı görebilmek...

Bu çok uzun zamanlardan beridir istediğim ama bir türlü çevre yüzünden yapamadığım bir şeydi, şimdi herşey değişti, normal hayatım İngilizce konuşma üzerine yapılandı, gittiğim kitapçılarda gördüğüm kitaplar, seyrettiğim filmlerdeki Türkçe alt yazıların yerini İngilizce aldı.

Mutlu muyum? Hem de çok...Bu dilde gönlüm pır pır eder benim. Daha küçücük bir kızken de gittiğimzi tatil yerlerinde İngilizce konuşan adamlara kayardı gönlüm. Onların o kimseye bakmadan okudukları kitaplarından ne kadar etkilenirdim. Kocamı da koca olarak alırken yazdığı mektuplarda anlattığı hayatı, kullandığı dili ne kadar sevdiğimi şimdi anlıyorum.

Bir kültürü sevmek için önce o kültürün dilini sevmek gerekir diye düşünüyorum. İngilizce bir şarkı dinlerken, hiçbir şey anlamadan ezberlediğim kelimelerin hayata gelmesinin bende ne kadar büyük bir mutluluk yarattığını hatırlıyorum da...

Şimdi, benim için İngilizce'ye ter akıtma zamanı... Umarım, bu emelimde başarıya kavuşurum. Aklımda bazı planlar var ama yapamazsam beni bağlayıcı olacağı için buraya yazmamayı tercih ediyorum. Dolayısıyla uzun bir süredir bloğa yazı girmememin sebebi de budur, belirtilir :)

Artık bilgisayarımın başına oturduğumda İngilizce ile ilgili bir şeylere zaman harcama modundayım. Hepinizi öpüyorum :)))

7 yorum:

funda dedi ki...

Başarılar ve bol şanslar dilerim nöbetçi yorumcu olarak :)

balanne melike dedi ki...

Ben de bu evinkedisi nerelerde diye düşünüyordum..Klasik olacak ama ben "bir dil bir insan, iki dil iki insan" kavramının doğruluğunu hep tartışırım. Yani sana başarılar, tebrikler darısı başımıza..

Burcuk dedi ki...

Cok cok kolay gelsin:) Amazon'da dil setleri oluyor, dvd+kitap+cd modunda, iyi olabilir ;)

FD dedi ki...

Kolay gelsin Ev Kedisiciğim, çok yerinde bir karar.

Açalya dedi ki...

Basarilar, eminim bu askla istedigine ulasacaksin. Bu arada, what about blogging in English? it would be very helpful.

Pamuk anne dedi ki...

Ingilizce konusan adamlara kayardi gonlun demek, cok tatlisin ya!!! :)

Evin Kedisi dedi ki...

Destek verenlere ve yorum yazanlara çok teşekkür ederim. Elimden geleni içimde istek de oladukça yapmaya çalışacağım :)

Açalya :)

İngilizce blog yazma konusuna girmeden önce okumayı geliştirip, ardından kendimi hazır hissettiğimde başlarım dedim. Bir de blog işi bayağı bir yavaşladı aslında benim için, sanki sona doğru mu yaklaşıyorum bu konuda bilmiyorum.

Ve Alev :)

Eveeet, kayardı valla. Daha küçücük bir çocukken bizim amelelerin doymamış gözlerle karı, kız, dişi ne bulurlarsa kesmelerine ve laf atmalarına karşılık onların ellerindeki kitapla sürekli okuma alışkanlıklarına, çocuklarını anneyle beraber paylaşabilme yetilerine bayılırdım. Düşün ki bu benim daha o yaşlarda dikkatimi çekmiş. Dediğim gibi dil başlı başına beni etkileyen bir şeydi. Sonuç da bu oldu, şanslıymışım :)))